14 Mayıs 2010 Cuma

Çocuklara yaş sormayı ve soruya cevap vermeyi öğreten bir video

Bu video doğum günü temesını kullanarak çocuklara İngilizce yaşlarını sormayı ve cevap vermeyi öğretir.Video ile birlikte tekrar ederseniz hem konuşma hem dinleme açısından çok faydalı olacaktır.Aynı zamanda sayıları da öğretmektedir. video

Çocuklar için İngilizce hayvan isimleri video izle

Çocuklara görüntülü olarak İngilizce hayvan isimlerini öğretmek için indirmeden izleyebileceğiniz bir video.Bu video aynı zamandan alfabeyi de öğretmektedir ve sonunda soru cevap mevcuttur. video

13 Mayıs 2010 Perşembe

Dünyada ve Türkiye de erken yaşta yabancı dil öğretimi uygulamaları

Tarihsel olarak kısaca bakacak olursak çok dilliliğin hakim olduğu İsviçre, Belçika,
İrlanda gibi ülkeler ile Hindistan gibi sömürge ülkeleri ve Kanada gibi göçmen alan ülkelerde ve Almanya'da kurulan ama diğer bazı Avrupa ülkelerinde de şubeleri olan kendine özgü ders programıyla iki dilli eğitim veren Waldorfschule'lerde erken yaşta yabancı dil öğretimi uygulamaları daha da eskilere dayanmakla birlikte genel olarak dünyada ilgi I. Dünya savaşından sonra başlamıştır. Amerika Birleşik Devletleri’ nde FLES (Foreign Languages in elementary Scholls) hareketi ile ; 1920’ den sonra Doğu Avrupa Ülkeleri ve dönemin Sovyetler Birliğinde uygulama denemelerine başlanmıştır.1950’ de "modern language association"ın kurulmasıyla bu alana duyulan ilgi artmıştır. 50'li yıllarda İsveç'te English witaut a book" projesi ile daha sonrada Fransa ve İngiltere’de benzer projeler kapsamında pilot uygulamalar
başlatılmıştır.(bkz: O’neil, 1993).
UNESCO ve Avrupa Konseyi’nin bu konuda yürüttüğü araştırma sonuçları Avrupa'da bir çok ülkenin konuya yönelmesine neden olmuştur. 1970'li yıllarla birlikte Finlandiya, Norveç, İsveç ilköğretimde 3. yıldan itibaren yabancı dil dersi uygulamasına geçmiştir. 1990'lı yıllarla birlikte Avusturya, İtalya, İspanya ve Fransa bu uygulamaya geçmiştir. 1970'li yıllardan itibaren Almanya'nın bazı eyaletlerinde belli okul türlerinde ilköğretimde yabancı dil uygulamasına başlanmış ama genel uygulama daha yakın bir zamanda yürütülmeye başlanmıştır. 70'li yıllar bu konuda yoğun araştırmaların, incelemelerin ve tartışmaların yaşandığı yıllar olmuştur. Özellikle Council for Cultural Coperation 1988 gibi uluslar arası araştırma projeleri; Avrupa Konseyi’nin 1990'lı yıllarda düzenlediği Workshop'lar ve Nürnberg
Sempozyumları gibi bilimsel ekinlikler ve araştırma sonuçları dünya çapında erken yaşta yabancı dil öğretimi uygulamasına geçilmesine neden olmuştur. Hatta bazı ülkelerde okul öncesi dönemde de yabancı dil uygulamaları yürütülmesine başlanmıştır. (O’neil, 1993:22- 24) Günümüzde artık küreselleşme, sınırların kaldırılması, iletişim teknolojileri, öğret-ve yöntembilim alanlarındaki gelişmeler ve siyasal alanda da Avrupa Birliği gibi kuruluşların etkisiyle genel olarak eğitim alanında olduğu gibi dil öğretimi alanında da gerek uygulamalarla ilgili bilgi alışverişinde bulunmak gerekse ortak amaç, içerik, yöntem, materyal ve öğretmen eğitimi gibi konularda bağlayıcı kararlar, çerçeve programlar
hazırlanmaya yönelik "Network for Information on Curriculum and Evaluation gibi
merkezler veya Lingua (Garabédian,1991:20) projeleri uygulanmaya başlamıştır. Ülkemizde de zorunlu eğitimin sekiz yıla çıkarılmasıyla gerçekleştirilen 1997/98 eğitim döneminde uygulanmaya konan eğitim reformuyla birlikte ilköğretimde 3.4. sınıflardan itibaren yabancı dil dersi uygulaması başlatılmış bulunmaktadır. Buna karşılık örneğin İngiltere'de 1964-74 tarihleri arasında yürütülen "primary French" adlı projenin olumsuz sonuçları bu ülkede ilköğretimde genel bir yabancı dil
uygulamasına geçilmesi konusunda çekinceler yaratmıştır. Söz konusu tarihsel süreç içinde yakın geçmişimize kadar yabancı dil öğretimi konusunda; yabancı dil öğretimi, iki dilli eğitim, yabancı dilde eğitim ve farklı yaş ve amaçlara göre yapılandırılmamış bir yabancı dil öğretimi ve hangi yabancı dil veya diller gibi
konularda bir karmaşa yaşandığı için bu konuda erken yaşta yabancı dil öğretimini savunanlar ve karşı olanlar şeklinde kutuplaşma yaşanmıştır.
Ülkemizde de bu kavramlar bağlamında 90'lı yıllarda yoğun bir tartışma başlamış,
yabancı dilde eğitimi savunanlar ve yabancı dil öğretimini savunanlar şeklinde bir kutuplaşma yaşanmış; özellikle yabancı dilde ve iki dilli
eğitimin anadili ve kişilik üzerindeki olumlu ve olumsuz etkileri; yabancı dil öğretimindeki başarı ve başarısızlıklar ve bu başarısızlıkların
nedenleri üzerinde; takviyeli yabancı dil dersleri veya yabancı okulların Türkiye'ye etkileri vb. konularda tartışmalar yapılmıştır. Ayşe Kilimci
o dönemde bu konu üzerinde yazılan yazıları bir eserde toplayarak yayınlamıştır.

Çocuklara Yabancı Dil Öğretiminin Faydaları

Çocuğun erken yaşlarda yabancı dil öğrenme gerekliliğini temellendirecek bir çok neden vardır. Bunların başında; yabancı dil öğrenme olgusunun çocuk üzerinde düşüngüsel gelişim olarak olumlu sonuçlar vermesi ve çocuğun zihinsel gelişimini düzenlemesidir. Erken yaşta yabancı dil öğretimi çocukta düşünmeye yönelik kıvraklık ve esnekliği, dinleme yetisini ve hassasiyetini geliştirir. Aynı zamanda anadilinde anlama kabiliyetini geliştirir. Çocuğa, insanlarla daha kolay iletişim kurma olanağı sağlar. Yabancı dil olgusu, çocuğun zihnini diğer kültürlere açar ve çocuğa diğer ülkelerdeki insanları anlama ve değerlendirmede yardımcı olur. Avrupa’da “Berlitz” dil öğretim programının çocuklar için uyarlanmış izlencesine göre, çocuğa gelecekteki eğitim ve öğretimi için oldukça geniş dilsel öngörü kazandırır ve çocuğun gelecekteki kariyer olasılıklarında yelpazeyi genişletir (Berlitz:2003).
Yaşamımızı kolaylaştıracak ve oldukça geniş ufuklar sağlayacak onca sebep varken neden yabancı dil öğrenmeyelim? Kuşkusuz ki günümüz dünya koşullarında bunu istemeyecek kişi çok azdır. Ancak sadece istemek de yeterli değildir. Ortak kültürleri paylaşan ve yapı olarak aynı dil grupları içinde yer alan ülkelerin insanları için bu olgu Türkiye’deki insanlara göre daha kolaydır. Ülkemizdeki eğitim sistemini değerlendirirsek, yabancı dil öğretiminin de bu sistem içinde aynı çarpıklıkta ve yetersizlikte olduğunu görürüz. Bugün Türkiye’de sayılı özel ve yabancı kolejler dışında hiçbir ilk ve orta öğretim kurumunda yeterli ve etkin bir yabancı dil öğretimi sağlanamamaktadır. Bu konuya ilişkin hepimizin bildiği bir çok neden vardır elbette. Buna karşılık son yıllarda ilköğretimin kesintisiz sekiz yıla çıkarılması çerçevesinde dördüncü sınıftan başlayarak çocuklara yabancı dil dersi uygulamasına geçilmiştir. Artık yabancı dil dersleri daha alt sınıflara indirgenmiş ve daha erken yaşta çocukların yabancı dil ile tanışması sağlanmaya çalışılmıştır. Biz de bu çalışmada yabancı dil öğretimi derslerini küçük yaşlara nasıl ulaştırabiliriz, bunun yöntem ve tekniklerini irdelemeye çalışalım. Rachel Cohen, “L’Ecole Active Bilingue” de yöneticiliği esnasında muhatap olduğu yabancı ailelerin çocuklarının ne kadar küçük yaşta mükemmelliğe yakın yabancı dil konuştuklarını gözlemiştir. 3 yaşından küçük çocukların üç ay gibi kısa bir sürede kusursuz bir vurguyla Fransızca konuştuklarını belirtmektedir. Elbette bu durum iki dillilik ve çok dillilik konusuna girmektedir. Çünkü ancak farklı anadiline sahip anne babası olan ve herhangi bir sebepten dolayı o yabancı ülkede büyüyen yada farklı yabancı dil
bilen anne babaların çocukları için geçerlidir bu durum. Yani dili tamamen doğal ortamda ve ya ana dilini edindiği süreçlerin aynısını içeren ortamlarda öğrenmek söz konusudur. Cohen, 7 yaşından sonra çocukların yavaşladığını, vurguları kullanmakta zorlandıkları, 11 yaşındakilerin yıl sonunda hala aksanların yerleşmemiş olduğunu ve dil öğretiminde zorladıklarını bildirmektedir. Bu da demektir ki; “çocuk küçük yaşta (yani okul öncesi yaşta) zihinsel esnekliğinden ve duyuşsal organlarının uyarlanabilirliğinden dolayı daha doğal ve kolay öğrenmektedir” (Cohen: 1977).
“Erken yaşlarda çocuklara yabancı dil öğretimi” adlı makalesinde Bikçentayev, yabancı dil öğretiminde şarkıların şiirlerden daha faydalı ve akılda kalıcı olduğunu belirtmiştir. Yabancı dil öğretim yöntemleriyle uğraşan bilim adamları yaptıkları çalışmada, dil öğretimi esnasında kullanılan metinler üzerinde akılda kalıcı belirgin anahtar kelimeleri tespit etmişlerdir. Bu anahtar kelimeler incelendiğinde çocuk şiirlerine, şarkılarına, ninnilerine kaynak teşkil eden kelimeler olduğu görülmüştür. “Çocukluk; oyun, masal, şarkı, hikaye, şiir, eğlence değil midir?” (Bikçentayev:2002). Mizahlı ve komik öğeler de çocukların yabancı dilleri benimsemesini kolaylaştırır (O’Neil: 1993).

Alıntı :Arş.Gör., D.Ü.Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi, Yabancı Diller Eğitimi Bölümü, Diyarbakır,

Çocuklar İngilizce günler video

Çocuklar için İngilizce günleri öğretmek için eğlenceli bir video.

video